Türkiye’nin toplumsal sorunlarıyla mücadelede önemli politikalar geliştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, özellikle gençleri tehdit eden bağımlılık konusuna dikkat çekti. Yılmaz, yaptığı son açıklamada uyuşturucu kullanımının sonuçlarıyla mücadele kadar, başlamadan önce önleyici adımlar atmanın daha etkili olduğunu vurguladı. Bu stratejik yaklaşım, hem bireylerin hem de toplumun uzun vadeli sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
Cevdet Yılmaz, bağımlılıkla mücadelenin sadece kolluk kuvvetleri ve yargı sistemiyle değil, toplumsal farkındalık ve eğitimle de yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Bağımlılık riskinin özellikle genç yaşlarda başladığını belirten Yılmaz, bu nedenle erken dönemde bilinçlendirme çalışmaları yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Okullar, aile yapısı, sosyal çevre ve medya gibi alanların bu mücadelede aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz’ın üzerinde durduğu bir diğer önemli nokta ise risk faktörlerinin belirlenmesi. Gençlerin hangi ortamlarda ve hangi koşullarda uyuşturucuya yöneldiği tespit edilerek, bu alanlara özel önlemler geliştirilmesinin elzem olduğunu belirtti. Sosyoekonomik eşitsizlikler, aile içi sorunlar ve psikolojik zorluklar, bağımlılık davranışını tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor. Yılmaz, devlet politikalarının bu temel nedenleri hedef alarak şekillendirilmesi gerektiğini savundu.
Bağımlılıkla mücadelede sağlık kurumlarının etkin rol alması gerektiğini belirten Cevdet Yılmaz, yalnızca tedavi odaklı değil, aynı zamanda önleyici sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Sağlık çalışanlarının yanı sıra rehberlik servislerinin, psikolojik danışmanların ve sosyal hizmet uzmanlarının da sürece aktif katılımının büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Ayrıca medya ve dijital platformların da bu mücadelede sorumlu davranması gerektiğine işaret eden Yılmaz, uyuşturucu kullanımını özendiren ya da normalleştiren içeriklerin ciddi bir tehdit unsuru taşıdığını belirtti. Gençlerin ekran başında geçirdiği sürenin arttığı bir dönemde, doğru mesajların verilmesi gerektiğini vurguladı. Medya okuryazarlığının artırılması, bilinçli içerik tüketiminin teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.
Cevdet Yılmaz, tüm bu sürecin yalnızca kamu kurumlarıyla değil, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler ve ailelerin ortak çabasıyla başarıya ulaşabileceğini belirtti. Özellikle gençleri hedef alan projelerin desteklenmesi, onların sanata, spora, bilime yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu sayede riskli davranışlardan uzak durmalarının sağlanabileceğini belirtti.
Yılmaz’ın mesajında dikkat çeken bir diğer unsur, bağımlılığın toplumu zayıflatan bir unsur olduğudur. Bağımlılıkla etkin mücadele eden ülkelerin sadece birey sağlığına değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal yapıya da katkı sağladığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin bu alanda bütüncül politikalarla ilerlemeye devam ettiğini ifade etti.
Özellikle “bağımlılığı başlamadan önlemek” vurgusu, önleyici stratejilerin ve koruyucu uygulamaların ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu çerçevede okullarda bilinçlendirme seminerleri, aile danışmanlık merkezleri, gençlik merkezlerinin yaygınlaştırılması gibi somut adımların artarak devam edeceği sinyali veriliyor.
Gençliğin sağlıklı bir geleceğe hazırlanmasında uyuşturucuyla etkin mücadele en önemli önceliklerden biri olmaya devam ediyor. Cevdet Yılmaz’ın bu yöndeki açıklamaları, yalnızca mevcut durumun değil, uzun vadeli hedeflerin de şekillendiğini gösteriyor. Önleyici politikalarla, gençlerin hayata daha güçlü ve sağlıklı başlamaları hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin toplumsal direncini artırma yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.